Bilindiği üzere Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü maddesi gereğince Kurumların ortakları, ortakların ilişkili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, eşleri,kendilerinin veya eşlerinin alt soy veya üst soyları ya da üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) yan soy veya kayın hısımları ile emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alımı veya satımı, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı anlamına gelmektedir.
Madde, emsallere uygunluk ilkesini ise; ilişkili kişilerle yapılan mal ve hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olması olarak tanımlamaktadır.
Madde, alım satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri,ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri, mal ve hizmet alım ya da satımı olarak tanımlamaktadır.
Kanunun yukarıda tanımlanan işlemleri transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı saymasının sonucu ise emsallere aykırı işlemin bedeli ile emsal bedel arasındaki farkın ilişkili ortağa yapılmış kar dağıtımı olarak kabul etmesi ve bunun – duruma göre- brütü üzerinde yüzde 15 vergi, tutar kadar vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulamasıdır.
İleride cezalı tarhiyatlarla karşılaşmamak için yıl sonu yaklaşırken Kurumlarımızın dönem içinde yaptığı bu tür işlemlerinin olup olmadığı varsa emsallere uygunluk ilkesine aykırılık teşkil edip etmediği vb. huşularına yönelik transfer fiyatlandırması risk analizi yapmakta fayda var.
Aşağıdaki açıklamalar şirketinizin transfer fiyatlandırması açısından risk altında olup olmadığını tespit etmeye yönelik bir değerlendirme yapmanızı sağlamayı amaçlamaktadır.
- Gelir İdaresi Başkanlığı, tüm Kurumlar Vergisi mükelleflerinden yıllık olarak beyan edecekleri Kurumlar Vergisi beyannamelerinin arkasına eklenmek üzere “Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yabancı Kurum Ve Örtülü Sermayeye
İlişkin Form” eklemesini zorunlu kılmıştır. Ancak Başkanlık, yayınladığı 2 Nolu “Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı” tebliğinde, bazı mükellef gruplarına ayrıca “Yıllık Transfer Fiyatlandırması Raporu” düzenlemek ve istenildiğinde ibraz etmek zorunluluğu getirmiştir.Bu mükellefler aşağıda sıralanmıştır:
- Büyük Mükellefler Vergi Dairesi mükelleflerinden ilişkili kişilerle yaptıkları yurt içi ve yurt dışı işlemler.
- Serbest Bölgelerde faaliyette bulunan Kurumlar Vergisi Mükelleflerinden ilişkili kişilerle yaptıkları yurt içi işlemler.
- Diğer Kurumlar Vergisi mükelleflerinden ilişkili kişilerle yaptıkları yurt dışı işlemler.
Gelir İdaresi Başkanlığı yapmış olduğu bu ayırım ile öncelikle yukarıda sayılan mükellef gruplarının ve yine yukarıda sayılan işlemlerini mercek altına alacağını belli etmiş bulunmaktadır.
Dolayısıyla eğer,
- Büyük Mükellefler Vergi Dairesi mükellefiyseniz hem yurt içi hem de yurt dışı ilişkili kişi işlemleri nedeniyle incelemeye alına ihtimaliniz oldukça yüksektir.Bu nedenle bu tür işlemlerinizde belirlediğiniz fiyatlama politikanızın savunulabilir olması ve ileride incelemede hesap verileceği göz önüne alınarak belgelendirilmesi gerekir
- Yukarıda belirtilenler ilişkili kişiler ile yurt içi işlem yapan Serbest Bölge mükellefleri için de geçerlidir.
- Ayrıca eğer diğer tüm Kurumlar Vergisi mükelleflerini kapsamak üzere ilişkili kişiler ile yurt dışı işlemlerinde inceleme açısında birince derecede risk altında olduğunu belirmek isteriz. Bu nedenle bu tür işlem yapan mükelleflerinde doğru ve izahı mümkün bir fiyatlama politikası belirlemeleri ve her üç Mükellef grubunun da yasal olarak zorunlu olan “Yıllık Transfer Fiyatlandırması Raporu” nu her yılın sonunda hazırlamalarını öneririz.
Genel olarak yukarıda bahsedilen Mükellef grupları içinde öncelikli olarak Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı kapsamında inc
- İlişkili Kişilerle yapılan işlem hacmi yüksek olan Kurumlar. İşlem hacmi yüksek olan Kurumların bu tür işlem hacmi düşük olan Kurumlara göre incelenme riski elbette daha yüksektir. Genel olarak bir belirleme olmamakla beraber bu tür işlem hacmi bir milyon TL’nin üzerindeki Kurumların incelenme riskinin daha yüksek olduğu düşünülebilir
- İlişkili kişilerle işlemi olup da zarar eden, hele sürekli zarar eden Kurumların incelenme riski daha da yüksektir. İlişkili kişiler ile işlemi olup da sürekli zarar eden Kurumların zararlarının nedenlerinin ilişkili kişilerle yapılan işlemlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması, nedenin bu olması halinde fiyat politikasının gözden geçirilmesi değilse bu durumun ilerideki incelemelerde kullanılmak üzere belgelendirilmesi yerinde olacaktır.
- İlişkili kişilerle işlemi olup da brüt satış karı ya da faaliyet karı düşen Kurumlarda inceleme açısından risk altındadırlar. Gelir İdare Başkanlığı bünyesinde yapılan risk analiz değerlendirilmelerinde kar marjları düşen Kurumların bu düşüşlerin ilişkili kişilerle yapılan işlem hacminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması yüksek olasılıktır. Bu nedenle düşüş varsa,nedenleri önceden Kurum bünyesinde araştırılmalı ve gerçekten ilişkili kişilerle yapılan işlemlerden kaynaklanıyorsa ve nedenleri ekonomik gerekçelerle izah edilemeyecekse ilave fatura düzenlemek suretiyle marjlardaki düşüş giderilmelidir. Eğer düşüşün sebebi ekonomik gerekçelerse veya düşüşte ilişkili kişilerle yapılan işlemden kaynaklı bir sorun yoksa bu durum şimdiden düzenlenecek Transfer Fiyatlandırması Raporunda belgelendirilmelidir.
- İlişkili Kişilerle işlem yapan Kurumların olası tarhiyat risklerini minimize etmelerinin en geçerli yolu, bu kişilerle yapılan işlemlerde uygulanacak fiyat ve bedeller için önceden bir fiyat politikası ya da transfer fiyatlandırması yöntemi belirlemesidir. Bunun yapılması hem sonradan ortaya çıkacak sorunları bertaraf edecek hem de hazırlanacak Transfer Fiyatlandırması Raporunda yapılan işlemin savunulmasını kolaylaştıracaktır.
- İlişkili işlemlere esas olarak uygulanması benimsenecek yöntemin Kurumunuzun ilişkili kişilerle yapılan işlemin mahiyetine uygun olarak seçilmesi önemlidir. Bu nedenle seçilecek yöntemin belirlenmesinde görev alacak ekip içerisinde mutlaka konusunda uzman mali danışmanların olması gereklidir. Aksi halde uygun olmayan bir yöntemin seçilmesi Kurumunuzu vergi incelemeleri karşısında savunmasız bırakabileceği gibi hata zor durumda bırakacaktır.Yöntemin belirlenmesinde seçilecek yöntemin seçilmesinin nedenlerinin açıklanması kadar diğer yöntemlerin de neden seçilmediğinin açıklanması da önemlidir. Bu nedenle seçilmeyen diğer yöntemler de tek tek ele alınmalı ve neden seçilmediği etraflıca açıklanmalıdır.
- İnceleme elemanlarının Transfer Fiyatlandırması incelemelerinde istedikleri ilk şey defter ve belgelerden önce ilgili yılın Transfer Fiyatlandırması Raporudur.Bu nedenle yukarıda belirtilen gruplar için esasen düzenlenmesi zorunlu olan bu raporun standartlara uygun olarak ve her yıl zamanında düzenlenmesi gerekli ve önemlidir. Zamanında hazırlanmayan ve geçmiş yıllara ilişkin olarak inceleme başa geldiğinde acele ile hazırlanan/hazırlatılan raporun istenilen uygunlukta hazırlanması ve incelemelerde Kurumunuzu savunabilmesi oldukça zordur.
Transfer Fiyatlandırması, 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe giren Kurumlar Vergisi Kanunumuz ile hüküm altına alınmış ve özellikle uluslararası ticarette vergi kaybını önlemeye yönelik kontrol aracıdır. Maliye İdaresi transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı incelemelerinin yapılabilmesi için kendi bünyesinde hazırlıklarını tamamlamış olup yaklaşık üç yıldır sahada incelemelerine devam etmektedir. İncelemeler doğal olarak en büyük hacimlerden başlamıştır.Önümüzdeki dönemde bu incelemelerin daha da yaygınlaşması beklenmektedir.Bu nedenle vergi inceleme yazısı gelmeden şimdiden gerekli çalışmaların yapılması varsa eksikliklerin giderilmesini öneririz.
